"Gönül gözünü daima göz önünde bulundurmak gerek, zahir gözünü çok kullanırsanız gönül gözü körelir. Gözün nurunu sakınmamız lazım ki o büyük enerji iç dünyamıza yansısın. Onu korumak için biraz da yalnız kalmaya çalışmalı."
"Tefekkür, kendi üzerine tefekkür insan hayatını o kadar açabilir ki. Gün sonunda yarım saat, ben bugün kime ne söyledim, ne yaşadım, - daha seküler bir düzlemden konuşuyorum- hangi sözümle kimi incitmiş olabilirim, hangi söz beni incitti, faydalı ne yaptım, zararlı ne yaptım sorularını kendine sorarsın, sormalısın. İman düzeyinde konuşursak; Allah'a bugün ne kadar yakın olabildim, onun sözlerini ne kadar tutabildim, onunla ne kadar konuşabildim sorularını sorarsın. İşletmeler, gün bitiminde aldıkları muhasebe raporuna ' Z raporu' diyor ya, hepimizin böyle Z raporuna ihtiyacı var. Kendi kendimize bakma hüviyetimizi kaybettiğimiz de hayatlarımız samana dönüşüyor ve yenilik içermeyen, üretmeyen rutinlerden ibaret bir hal alıyor."
(Bedir gazvesinde kafirlerin başına musibetin) iki katını getirdiğimiz halde (Uhud gazvesinde) size bir( kat )musibet gelince mi : "(Peygamber bizimle beraber ve biz de müslüman olduğumuz halde) bu nereden geldi?" dediniz. De ki : "O (bela), kendi tarafınızdan (ve Peygamber'e itaat etmeyişinizden)dir." Şüphe yok ki Allah her şey kadirdir.
"... Hayal kurabilmek, sessiz kalabilmek, dış uyarana ihtiyaç duymamak... Evlerin pek çoğunda televizyon açık olduğu için insan kendi iç sesini dinleyemiyor. Bırakın iç sesi, R. D. Laing'in sözleriyle söylersem; "İnsan, Tanrı'nın sözlerini bile işitemiyor."