Kalçamın her vuruşuyla kuvvetli bir soluk boşalıyordu ciğerlerinden. Bedeni yanıyor, yüksek fırın gibi sıcaklık yayıyordu etrafa. Kalçam sürekli hareket halindeydi. Yukarı. Aşağı. Onun bana vermeyi reddettiği zevki alarak. Her kalkışla bacaklarım, kasığım, karnım ve içim kasılıyor, aletini kökünden ucuna kadar sımsıkı sarıyordu. Geriye kayarken ise gevşiyor, onun derinliklerime girmesine izin veriyordu.
Kalın aletinin ucunu içime alarak beni aralamasına izin verdim. Sonra da kalçamı bir anda hızla indirdim. Ta derinlerime saplanmış, neredeyse dayanamayacağım kadar zorlamıştı beni. Bir çığlık attım.
Kalın aletini tek elimle sıvazlayıp pürüzsüz başını emdim; ucuna getirdiğim zevk suyunu dilimin küçük hareketleriyle yaladım. Bacak kasları gerildi, solukları şiddetlendi. Onun heyecanlandığını hissetmek çıldırttı beni; iki elimle birden sıvazlamaya başladım, ağzım öyle çok çalışıyordu ki çenem ağrımaya başladı. Sırtı dikleşti, bir an koltuktan kaldırdığı başı, ağzımda patlayan ilk yoğun meni dalgasıyla birlikte tekrar geriye düştü sertçe.
Onun tadını almak algılarımı tutuşturdu, iştahım daha da kabardı. O yoğun ve kaygan meniden daha fazla tatmak için, zonklayan penisini ellerimle sıvazlamaya devam ettim ve kendimden geçercesine yuttum. Sarsıla sarsıla, uzun uzun boşaldı Gideon ve dudaklarımın kenarlarından taşana kadar doldurdu ağzımı. Kavga sırasındaki gibi, doğal olmayan bir sessizliğe bürünerek hiç ses çıkarmamıştı.
Sonra o büyük, güzel aletini elime aldım. Ardından da ağzıma. Tadını alıp, teninin sıcaklığını ve saten yumuşaklığını hissedince inledim. Yanaklarımı kasığına ve hayalarına sür düm; kokusu her yerime sinsin, beni kendi malı olarak işaretlesin istiyordum. Aleti boyunca uzanan kalın damarları dilimle takip ederek yaladım.
Aralık dudaklarımız çılgınca kayıyordu birbirinin üzerinden. Becerir gibi, sevişir gibi ağzımın derinliklerine, şiddetle giriyordu dili. Ben de yalıyor, tadıyor, içiyordum onu, duyduğu o tatmin olmak bilmeyen ihtiyacı hissedip inliyordum. Dudaklarının tamamını dilime sarmış emiyordu. Bu kadarı da fazlaydı. Sırılsıklam olmuş, aleti için kıvranıyordum, onunla dolu olduğumu hissetme ihtiyacıyla neredeyse zıvanadan çıkacaktım.