Külotumun dantellerini yırtarken tenimi acıttı, sonra da eteklerimi belime kadar sıyırıp yarığımı yalamaya başladı. Kıvrımlarımın arasında dolaştırdığı diliyle zonklayan klitorisimi okşuyordu
Belimdeki kolu daha aşağıya kaydı, eli eteklerimin altına daldı ve kalçalarımın dantel külotumun açıkta bıraktığı kıvrımlarını buldu. Kalçamı kendisine sertçe çekerek, nasıl sertleşmiş ve azmış olduğunu bana hissettirdi. Sızlayan, bomboş cinsel organım arzuyla titredi.
Sanki hayatta kalmak için beni tatması gerekliymiş gibi öpüyordu Gideon. Direncim kırılmaya başlamıştı. Öyle güzel ve tanıdıktı ki kokusu. Bedeni bedenime öyle iyi geliyordu ki. Meme uçlarım bana ihanet ederek sertleşti ve hissettiğim uyarılma bir sızıntı gibi birikti karnımın içinde. Kalbim göğsümde gümbür gümbür atıyordu.
Alıp bacaklarımın arasına koyduğum elinin iki parmağını içime soktuğunda, ardında bırakmış olduğu kaygan özü orada bulmanın hazzıyla o çok hoşuma giden, tanıdık ateş belirdi Gideon’ın gözlerinde.
Beni öperek mırıldandı: “Bu, benim.”