Frankenstein
Kitap hakkında acemice ve felsefik olmayan düşüncelerimi, kitaba yeni başlayacak kişileri gözetmeden ve kitabı açıklamadan ifade edeceğim.
Öncelikle kitabın yazım tarzı ve akıcılığı güzeldi. Merak unsurunu iyi kullanarak konuyu okuyucuya ifade edişi hoşuma gitti. Şimdi ne olacak sorusu genelde kafamın bir yerindeyken bile yazarın karakterlerin duygularını ifade etme tercihi beni sıkmadı.
Kitap bittiğinde ise kafamda sorulardan ziyade içimde bir hüzün kaldı diyebilirim. Ne canavar ne de Victor’un masum olduğunu söyleyemem tabii ama işler en başta farklı başlasaydı nasıl bir sonuç olacağına dair hüzünlü bir merakla kitabı bitirdim. Canavarın kendini ifade edişini Victor ne kadar manipülasyon olarak algılasa da yaratığın görüntüsünden mahrum olan biz okuyucuların önyargısız olarak sözlerine yaklaştığımız için olsa gerek içimde merhamet ve hüzün yarattı. Victor’un canavara bir eş vermesi yerine ilgi ve sevgi vermesinin sonucunu görmek isterdim. Ama Victor’u da yargılamam mümkün değil ki kardeşini öldüren bir yaratığa şefkat ve merhamet sunmak doğal olarak mümkün değil. Ancak canavarın doğasının insana ne kadar benzediği ve kötü olaylar yaşayıp da caniliğe kayma hızı da Victor’un kararının hatalı olmayabileceğini de gösteriyordu benim açımdan. Ama canavarın son sözleriyle beraber, ikisinin de ölümü üstelik canavarın kendi elleriyle ölmesi kitaba ve karakterlere çok uygun bir son oldu bence.
Kahve Soğumadan Önce: Kafeden Hikâyeler
Bu kitabı okurken gözyaşlarım durmadı tıpkı ilk kitabı gibi… Aile bağlarımı ve sevgiyi düşünmemi sağlayan, akıcı ve güzel bir hikaye. Kazu’nun karakteri hakkında öğrendiklerim beni etkiledi. Her hikaye benim için çok etkileyici ve duygusaldı. Sade ve akıcı olması samimi hissiyatı daha iyi tatmamı sağladı. Herkese önerebileceğim güzel bir seriydi.
Dura Mater
Dura Mater’i bitirmeden incelemeyi okumamanızı öneriyorum. Belki çok anlaşılır olmayacak ama ‘spoiler’ sayılacak şeyler olacak.
Beklediğim gibi ilerleyen bir kitap değildi. Ters köşe nasıl olmalı gayet iyi bir açıklamaydı bu kitap. Dura karakteri hakkında yaşadığım şokla birlikte kitaba olan ilgim arttı, Dura’nın gelişim aşaması hakkında bir şeyler öğrenmek heyecanımı ve gerginliğimi arttırdı ancak o gerginliğimi tam sonuçlandıran bir son olmadı. Açık uçlu yazılan sonu etkileyici olsa bile beni çok tatmin etmedi. Ayrıca kitabın geneline yayılmış olan bilgilerin konuşma içerisinde verilenden ziyade ansiklopedik tarzda verilmiş olması bazı kişiler için (Bknz. Eva/Dura) anlaşılır olmasına ve göze çarpmamasına rağmen kalan kısımda herkesin yürüyen bir ansiklopedi hissi vermesi beni biraz yordu. Galen’in sonu kitap boyunca kalbimi kırdı. Sonda Atlas karakterinin verdiği kararı beklemiyordum. Pia’ya inanmama ihtimalini düşünmüştüm ama inandığı halde bu yönde bir karar vermesi beni çok şaşırttı. Meryam’in bulunması beni çok mutlu etti kaç sefer onu oradan çıkartmalarını beklerken bir şekilde çıkartmamışlardı. İlias, Coccyx ve İris karakterlerinin sonu ne oldu merak içerisindeyim. Coccyx’in, Lethe’nin oluşumunda yer alması ve uzun süreçte nasıl kararlar vereceğini bilmek güzel olurdu. Sonu olmayan bir kitap diyebiliriz bu sebeple sanırım. Genel anlamda fena değildi. Okuduğuma pişman değilim ama beklediğim kadar memnun da etmedi.