Gidiyorsun ..sarılmamış yaralarımdan sızan kanla çiziyorum suretini...
gidiyorsun darmadağınık bırakarak üstüme sensizliği ...gitme demek istedi her hücrem ..her zerrem acıyla bağırdı,duymadın ...bir kaybediş değil bu...bir içe sinis hiç değil ...tırnaklarımı kanatırcasina savaştım ben...gözlerinde açıldığım sonsuz derinlikler de sessiz sedasız boğdum çaresizliği ...avuçlarında çırılçıplak , şeffaf , şairine bir imgeyim; şimdi ...beni öylece bırakıp pencere diplerine gidiyorsun ...yıkanmakla geçmezdi her kirlenmişlik...gece her yarayı örtmezdi ..ve hiç bir günah sessizce solup gidemezdi...sen arındırıp kendini gözyaşlarımda beni kupkuru bir kovulmuşluğa bırakıp gidiyorsun...çatısız evler hayal ettim hep...duvarsız odalarda ağırladım gün ışığını ...kapısızdı tüm gelişlerin ...sesinin ardı arkası bahardı ...ve bastığın yerler çiçeklenirdi ağırlığınla ...şimdi hepsini kökünden sökercesine acıtıyorsun ...sesini saklayıp içine tek kelime etmeden ,hiç bişey vermeden ,eksilterek beni gidiyorsun...kocamiş bi yalnızlıklaydım ellerine değdiğinde ...seni ilk gördüğümde hırpalanmış bir candım ben de ...damarlarımda akan kan değil , kan değil bu her hücreme dolan...adınla irkiliyorum vakitli vakitsiz...hayalle gercek arasına ne kadar şey sıgarsa o kadar işte ...hasretle kavuşmak ne kadar yakınsa birbirine o kadar yakınım ben de duyduğum sevda nağmelerine ... Ağıda dönüştürürcesine her şeyi gidiyorsun...uzaklaşan adımlarınla yıkılıyor arşın kibri üstümüze ... grileşiyor tüm renkler ,uğultuya dönüşüyor her ses..koca bir yıkımın acınası uğultusuna...ansızın başlayan sağanaklar kesiliyor, her yeri bir yangın sarıyor ve ben tutuşuyorum duygularımdan...alev kırmızısı bu gidişe dayanamıyor kuşlar ..bir bir bırakıyor onlar da kendini göğün karnından ...bir bir yanıyorlar;