Muharrem Mert Ceviz

Muharrem Mert Ceviz
@_MMC_

Muharrem Mert Ceviz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·504 syf.·
112 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:00
·
2026 6. kitabı
Tevfik Erdem
6.2/10 · 30 okunma
Reklam
Buradayım işte, o batı icadı saatlerin çarkları arasında çiğnenmeden, Kirlenmiş bir gökyüzünün altında, temiz kalmış tek kavgayı seçerek. Çünkü insan, ancak bir uçurum kenarında anlar boynundaki kemendi, Ve ben bütün terminalleri, pasaportları, o gürültülü caddeleri Senin o ödün vermez, o keskin esaretine teslim olmak için çiğnedim. Bize ne sanayileşmiş acılardan, ne o vitrin camlarındaki yalandan? Bir insanın bir insana bakışı sarsmıyorsa artık temellerini yeryüzünün, Orada ne şiir vardır, ne de ayağa kalkacak hakiki bir gövde. İttim dünyayı; o borsa kurallarını, o modernleşmiş köleliği ittim, Çünkü öleceksek, bir banka dekontunun arkasında değil, Senin o her şeyi parçalayan, o yabani merhametinde ölmeliyiz. Gayrı ne arkaya dönüp bakacak bir gençlik bıraktım, ne de bir mazeret, Toprağı tırnaklarıyla kazıyanların nefreti ve aşkıyla geldim kapına. Beni bu steril, bu ambalajlı yalnızlığın ortasında infaz etme; Seni sevmek, namlunun ağzına kendini sürmekle eş değerse eğer, Çek tetiği, varsın fırlasın ruhum o kurşuni ve mukaddes sabaha.
Alıntı
Sudan çıkmış bir balığa nefes almanın ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaya çalışmazsın; herkesin ihtiyacı da, imtihanı da başka.. sen dön yoluna bak, yolun zorluğuna alış, kolayını sev, sınavına gir, çık.. yaşamayı gözünde büyütme, zira hiç haklı olmayacağın bir yerdesin; dünyada.. seni acıtacaklar, kanın hiç durmayacak, eksilerek gideceksin.. sen sensin, kendin olmaya çalıştığın o hâldesin, sana yaşatılanı unutma; unutursan kalbin kurur, yaşlanamazsın..
Duygu ve Düşünce
Mağrur şarkılarla oturmuştuk bir ayağı kısa o masaya.. mucizelerden ve imkansızlıklardan doğurulmuş iki yetim ağrıydık, dudaklarımızın kıyısından düşüyorduk öznesi eksik her bir cümlede.. sen bulutları seviyordun, benim aklımda bir yağmur, damlaya damlaya beni başka bir sokağa taşımanın arzusuydun, gördüm, geldim ve sevdim en önemlisi de buydu.. uykunu bölmüştüm, serçe canın canıma değmişti, karanlığa meydan okuyordun, kapıyı kapatıp içeri girdik, duvarların yeşile çalıyordu, sakinliğinde bir cam parçası vardı, çıkardım, yuttum, içimdeki kanı gözlerinle durdurdum.. Aşk diyorlar adına, milyonlarca kelimenin arasından üç harf seçebilmişler, başka bir gömlek giyseydim içim parçalanırdı, teninin beyazını soyundum, Allah var hiç bu kadar yakışıklı olmamıştım.. iyi hatırla bir gün güzelliğini İstanbul’dan mı aldın diye seslenmiştim sana, Üsküdar’ını geçip, Beyoğlu’na gelince düştü aklıma, bir şehri seninle süslerken bir ülkeyi felakete sürüklemenin çıkardığı bir savaşta yine dönüp dolaşıp senin kılıcına emanet etmek için canımı, zihnime yüzünden yapılmış bir fikir serildi.. adını tesbihimin ucuna astım, öyle bir sevdim ki seni; Allah’ın rızasına yakınlaştım; biliyor musun serçe kuşum, bu öyle baştan sağma söylenmiş bir zikir değildi..
Duygu ve Düşünce