Aykırı bir rüzgâr.. Sessizce kendini askıya almış bir şehir.. Çabaladıkça tersine yüzen bir balık.. hangi kalabalık anlar seni, hangi iyilikle geçersin sokaklarımdan bilmiyorum.. Terazide kalmış zehir nasıl da akıyor kanıma şimdi, sığmıyor kabına hiçbir nezaket, hiçbir felaket.. Dönüp hesaplaşıyorum bak hak edilmişliklerimle.. Sonra suyun üstünde çıkıyor kalbim, bir sandalye boşalıyor içimden kim kaparsa.. Elimdeki ipi koparsa bu kadar düşünmem, düşünmemeliyim, üşenmemeliyim.. Ama gidip yokluğumu seviyorum iyi mi ?