İstanbul'da bir yakını hasta olduğu için uçakla oraya gidip gelmiş bir balıkçı, "Havadan bakınca görseniz ağlarsınız valla" diyordu, "balık çiftlikleri kapalı koyları, bükleri mahvetmiş, yeşil yeşil, balçık gibi bir yer olmuş. O kadar ilacı, suni yemi basarsan olacağı bu."
«Açık denizde olmayacak mıydı bunlar yahu? Öyle dememişler miydi bize?"
"Dediler ama para her işi çözüyor işte. Dayıyorlar rüşveti, kanun manun sökmüyor."
"Madencilere de öyle."
"Ölmüşüz de ağlayanımız yok be. Bizim gibi fakir fukarayı kim dinler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Demek ki buraların ormanını kesip pıtrak gibi yazlık siteler yapan, otel diken, denizi dolduran, tepelerde maden arayan, dağları yaralayan şehirliler, denizimizi de elimizden alıyor diye düşündüler. Babalarının, dedelerinin köyü korumak gibi bir dertlerimıştı hiç. Çünkü eski zamanlarda kimse ağaçlarına, havalarına, denizlerine zarar vermiyordu. Akıllarına bile gelmezdi
Ama daha önce hiç rastlamadıkları aslan balığını güzel bulurlardı; eti sıkıydı, lezzetliydi. Yalnız dikenleri zebirlidir, tutarken, temizlerken el değdirmemeye dikkat edilmeli derler. Bu balıklar da nereden çıktı, ne dedemiz bilirdi, ne babamz diye merak eden balıkçılar çeşitli söylentilerle karşılaştılar. Kimi diyordu ki denizler ısındı ya gari, işte ondan olupduru bu acayip balıklar, kimi yabancı gemiler sintine basarlar ya oradan yumurtaları yayılıvermiş diyordu.
Denizi gözleye gözleye onunla bir olmuştur sanki. Karada ne varsa denizde de aynı şeylerin yaşandığına inanır.
Son zamanlarda denizlerin değiştiğini fark ediyordu
Kusura bakmayın kardeşler der onlara, tabiat kanunu böyle yazılmış, sizi avlıyorum ama siz de öteki balıkları avlıyorsunuz, dünyanın düzeni böyle. Büyük balıkların canavar gibi açtıkları ağızlarıyla yüzlerce küçük balığı silip süpürdüğünü çok görmüştür Mustafa. Minikler canlarını kurtarmak için sürüler halinde kaçışır ama başaramazlar bunu.