Mavi

Her şey gülpembe değildir o döneme dair anılarımda
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben meslek hayatımdaki yerimi bulmuştum, buna emindim! Okulu bitirip ordu saflarına katıldığımda, üç kıtayayayılmış koskoca imparatorluğun dört bir köşesinde, çöllük bölgeler ya da karlı dağlar olsun, hiçbir ayrım yapmadan vatan için kahramanca savaşacaktım ki genç yaşta ölürsem, kazanacağım madalyalarla öldüğüme değsin!
Benzemeyecek çünkü ben tüccar filan değil, asker olmak istiyorum, dayı." "Askerlikte ölüm var." Ölüm zaten var, dayı. Bak, asker olmadığı halde babam da genç yaşta öldü." Doğru lafa ne denir, sen kapağı bir mektebe at hele, ne olacağına bakarız," dedi dayım. "Annemi ikna edebilecek misin?" "Elimden geleni yapacağım."
Dayımın buğulanan gözlerinden süzülen bir yaş damlası burnunun kenarından ağzına doğru aktı sanki. "Ağlıyor musun, dayı?" diye sordum fısıldar gibi. "Erkekler ağlamaz, oğlum, tütünün dumanı kaçtı gözüme," dedi dayım, "müsaade et, lafımı tamamlayayım...
Nasıl yani?" "Şöyle... Şimdi ormanda keresteler kesiliyor ya, bu kereste leri ormandan çıkarmak için Orman İdaresi'nden ruhsat almak lazım. Sonra bu kerestelerin dört köşe kütükler haline getirilip sevke hazırlanması; daha sonra da Yunanistan'a sevk edilirken gerekli tezkerelerin hazırlanması ve yelkenlilere yüklenmesi lazım. Kısacası Orman İdaresi'nde çalışan memurların, yani gümrükçünün, tüccarın ve nakliyecinin namuslusu, iyi niyetlisi şart. Anlıyor musun ne dediğimi?" Boş gözlerle yüzüne baktım dayımın. "Anlayamadın elbette! Bu yaşta ne bilesin ahlaksızlığın ne olduğunu!" "Sen yine de anlat, dayı.