Namusuna, şerefine bu kadar düşkün olan adam hiç rüşvete boyun eğer mi! En sonunda bu işten vazgeçti, tuz ticareti yapmaya kalktı. Orada da aynı vaziyetle karşılaşınca ticaretten tümden vazgeçip memuriyete geri dönmek istedi. Zaten ne zamandır mevcut memurların bile maaşını ödeyemeyen devlet, talebini kabul etmeyince...
İlahi Fazıla, insanlar niye yuva kurar ki? Rabbim iyi günde, kõtü günde birlik olun demiş madem, her yere uzak, kasvetli kasabada kocamı yapayalnız bırakmazdım. Ben gitmek istemeseydim, beyim asla ısrar etmezdi."
...babamın ölümünün üzerinden çok zaman geçmesine rağmen, sesinde sanki onu kaybettiği günkü derin acıyla ve üstelik konuşması da hıçkırıklarla kesilerek.Neden? Benim bilmediğim ne olmuştu annemi böyle ağlatacak? Babam hakkında birileri kötü şeyler söyleyerek mi üzmüştü onu? Öğrenmeli ve onu üzen her kimse, gidip ona dersini vermeliydim!
Hatta ant içmiştim, hele para kazanmaya başlayayım, Selanik'te güzel bir bahçe içindeki harem selamlık pembe evlerimizi de ne yapip edip geri alacaktım. Eski gibi büyük evde biz oturacaktık, küçük evi kiraya verecektik
Kâtip olaydım mesela... Ya da asker!
Evet, evet, kesinlikle asker! Çünkü asker kıyafetleri çok hoşuma gidiyordu. Ceketlerinin önünde çift sıra altın gibi parlayan düğmeleri vardı, kollarının konçları sırmalıydı. Geçtikleri her yerde göz çeliyorlardı, herkes saygı duyuyordu askerlere ama benim anneciğim asker olmamam için kim bilir ne dualar okuyordu sabahlara kadar.