Kucakta yazı yazmak madem bu kadar zordu, niye biz de Hıristiyan çocukların kendi okullarında yaptıkları gibi sıralarda oturup yazmıyor, iki büklüm oluyorduk?
Neyse ki o sırada babam hâlâ hayattaydı ve annemden çok daha açık fikirli bir insandı. Beni okula başlayacağım yıl Selanik'te açılan ve Avrupai bir eğitim veren Şemsi Efendi adlı özel mektebe yazdırmıştı. Evde kıyamet koptu. Annem ilk kez babama karşı geldi, ağladı, haykırdı, bağırdı çağırdı ve kısa bir süre için de olsa, dediğini yaptırdı.
Ah annem! Hafız olursam, cennette yerimin hazır olacağından o kadar emin ki sanki bana hamileyken Allah'la arasında bir anlaşma yapmış da doğacak çocuğu erkek olur ve hayatta kalırsa, o çocuğu Allah yoluna yönlendireceğine dair yemin etmiş. Çocuklarını kaybetmiş olduğundan, beş vakit namazında, dininin kurallarını aksatmadan yerine getiren çok dindar bir kadındır anneciğim.