Mavi

Yaş ilerledikçe hepimiz hafızamızda küçük değişiklikler hissederiz; isimleri ya da bir kelimeyi hatırlamamız veya gözlüğümüzü, anahtarımızı bulmamız eskiye kıyasla daha uzun sürebilir. İnsan bu basit zihinsel hataların sevdiği birinde zamanla nasıl ilerlediğine ilk elden tanıklık ederse kendi unutkanlığından çok korkabilir ve kendisinin de mutfak dolaplarına etiket yapıştırması gerekeceğinden endişe edebilir.
Reklam
Son birkaç yıldır kariyerimin büyük bölümünü, sadece Alzheimer hastalığı olan yaşı ileri hastalarda değil, aynı zamanda artan unutkanlıktan dolayı kaygı duyan orta yaşlı insanlardaki bellek sorunlarına odaklamaya başlamıştım. Araştırmalarım ayrıca bunamanın ve yaşla bağlantılı bellek zayıflamasının erken tespitini de içeriyordu. Ayrıca bir tanı aracı olarak beyin görüntülemeyi de geliştiriyordum.
Bir ilişkiyi sürdürebilmek için öfkemizi tutup kendimizi ifade etmekten kaçındığımız zamanlar az mıdır? Peki ya canı istediğinde öfkesini salıveren insanlar? Kimilerinin bu davranışı yanına kar kalır, bir bedel ödemez, kimileri de öfkesini kontrol altında tutmayı öğrenip acı çeker. Bazıları ise öfkeyi ifade etmenin sağlıklı bir yolunu bulur. Jason'ın özgür irade konusundaki sorusu hayli derin bir soruydu. Hepimizin özgür iradesi vardır ama ancak gözlerimizi, geçmişimizin ve bugünümüzün gerçeklerine açtığımız zaman özgür iradeden olabildiğince yararlanırız.
Saplantılı, kontrolcü bireyler çoğunlukla öfkeyi doğrudan ifade etmekten kaçınır çünkü bunun tehlikeli olduğunu ve taşkınlığa dönüşebileceğini hissederler.
Çoğu insan stresin neden olduğu fiziksel rahatsızlıkların ciddi veya gerçek olmadığını düşünür. Oysa psikosomatik bir hastalığa katkıda bulunan duygusal stres, fiziksel semptomları iyice kötüleştirebilir ki bunlar en az fiziksel nedenlerden kaynaklanan semptomlar kadar gerçek ve potansiyel olarak tehlikelidir.
Reklam