''Çünkü bu dünyada, bazı insanların en başta doyasıya gülmediği hiçbir şeyin kalıcı olmayacağını bilecek kadar görmüş geçirmişti; böylelerinin zaten kör olduğunu bildiğinden, göze bu kadar hoş görünmeyecek şekillerde gelen dertlerdense, sırıtarak gözlerini kırıştırmalarının onlar hakkında daha hayırlı olacağını düşünüyordu. Kendi kalbi gülüyordu ve bu onun için gayet yeterliydi.''
''Hayalet, ''Onlar insanlığın çocukları,'' derken başını eğmiş, çocuklara bakıyordu. ''Babalarından kaçıp bana sığınıyorlar. Bu oğlanın adı Cehalet. Kızınki ise İhtiyaç. İkisinden de, bütün sülalelerinden de sakın ama en çok da bu oğlandan sakın. Çünkü oğlanın alnına yazılmış ve silinmediği sürece orada kalacak olan şeyin Kıyamet olduğunu görüyorum. Buna karşı çık!'' diye haykırdı hayalet.''
''Meleklerin tahta çıkıp hüküm sürebileceği yerde şeytanlar pusuda bekliyor ve dünyaya tehditkar gözlerle bakıyordu. Hangi koşulda olursa olsun, insanlığın muhteşem kainatın tüm hikmeti vasıtasıyla uğrayabileceği hiçbir değişim, hiçbir yozlaşma, hiçbir sapkınlıkta bunun yarısı kadar bile berbat ve korkunç canavarlar yoktur.''
''Çünkü zaman zaman çocuk olmak güzeldir ve bunun için Noel'den daha uygun bir zaman olamaz; hele de bizzat bugüne vesile olan muazzam kişi bir çocukken.''