Özellikle altını çiziyorum: Duygularınızı tanıyın ve onların köklerini bir an önce dikkate almaya başlayın. Yaşam size özgü olaylar çıkarır karşınıza. Başkasına değil, sadece size. Aynı ortamda birçok insan olsa da yaşadıklarınız size özgüdür.
Basit gibi görünüyor ama insanlar bir araya geldiğinde zamanlarının çoğunu şikayet etmek ve birbirlerini ötekileştirmekle geçiriyorsa bu topluluk zaman içinde güçsüzleşecek demektir.
Etki alanını keşfedip orada ufak bir girişimde bulunmak insanı umutsuzluktan kurtarıp umutlu insan olma yolculuğuna çıkartır. Beyin çabayı hisseder ve dopamin salgılar.
Unutamadığım çocukluk anılarımdan biridir; yıllarca çamur deryası olup hiç el atılmayan yollar bir devlet büyüğü ziyaret edeceği zaman hemen asfaltlanırdı. Özet şu; biz insana "insan" olduğu için değil, gücü kadar değer veriyoruz.