Haluk İpekten, Fuzulî'nin Su Kasidesi'nin aşağıdaki beynini şu şekilde açıklamıştır:
Men lebün müştâkıyem zühhâd Kevser tâlibi
Nitekim meslek mey içmek hoş gelir hûş-yâre su
"Ben sevgilinin dudağına susamışım, sofular ise Kevser isterler. Tıpkı sarhoşa içki içmek, ayık olana da su içmek hoş geleceği gibi."
"Men-mest, leb-mey; zühhâd-huşyâr; Kevser-su; müretteb leff ü neşir. Nitekim meste mey içmek..:İrsâl-i mesel sanatı yapılmış.
Müştâk, şevk kelimesinden gelir. Şevk; arzu, heves, aşk ve aynı zamanda hararet, ışık anlamındadır. Müştâk, hararetle isteyen, çok susayan demektir. Fuzulî burada şeriatten ayrılmış, küfre düşmüş görünüyor. İçki cennetteki Kevser'e tercih edilmiş. Aslında beyti tasavvufî anlamıyla açıklamak gerekir: Kevser: Çokluk, kalabalık nesil, Cennet'te bir ırmağın adı ve Kur'an'ın 108. suresinin adıdır. Kevser, çokluk anlamında kesrettir. Leb ise, teklik, vahdettir. Mey, ilahî aşktır. Fuzulî, bu beytinde, zâhidler dünyaya ait olan şeylerin, yani kesretin peşindedirler. "Ben ise dudak, mey, yani ilahî aşkı istiyorum. Vahdete ve fenâfillaha ulaşmak istiyorum" diyor.
... Yaşamda, hiçbir zaman günah işlemiş kötü insan veya iyiliklerle dolu iyi insan türünde sadece iki kavram yoktur. İyi ve kötü arasındaki ak ve kara çizgide, daha bir çok gri ton vardır.
...
İlmi yüzünden okumakla bir şey öğrenilmez; bâtın gözünü açmak gerekir:
Okımagıl ilmün yüzin 'ilme 'amel eyle güzin
Aç gönülden bâtın gözin 'âşık ma'şûk hâlini bak