Bir gün İcadiye'de veya Sultantepe'de,
Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde
Bir kainat açılır, geniş, sonsuz, büyülü,
Bu günün rüzgârında yıkanan mâzi gülü
Dağılır yaprak yaprak hayalindeki suya
Bir başka gözle bakarsın ömür denen uykuya.
Belki en hülyalısı duyduğun masalların
O şafak saltanatı korularda dalların
Her ufku tek başına bekleyen eski camlar
Bir sır gibi ömründen sızdırılmış akşamlar,
Ardıçla kestanenin her yıllık macerası
Harap mezarlıklarda ölülerin duası
Gelir ve tekrar doğar ölmüş sandığın aşka
Anlarsın ölüm yoktur geçen zamandan başka.
Ahmet Hamdi Tanpınar 🤍🌼✨️
Haluk İpekten, Fuzulî'nin Su Kasidesi'nin aşağıdaki beynini şu şekilde açıklamıştır:
Men lebün müştâkıyem zühhâd Kevser tâlibi
Nitekim meslek mey içmek hoş gelir hûş-yâre su
"Ben sevgilinin dudağına susamışım, sofular ise Kevser isterler. Tıpkı sarhoşa içki içmek, ayık olana da su içmek hoş geleceği gibi."
"Men-mest, leb-mey; zühhâd-huşyâr; Kevser-su; müretteb leff ü neşir. Nitekim meste mey içmek..:İrsâl-i mesel sanatı yapılmış.
Müştâk, şevk kelimesinden gelir. Şevk; arzu, heves, aşk ve aynı zamanda hararet, ışık anlamındadır. Müştâk, hararetle isteyen, çok susayan demektir. Fuzulî burada şeriatten ayrılmış, küfre düşmüş görünüyor. İçki cennetteki Kevser'e tercih edilmiş. Aslında beyti tasavvufî anlamıyla açıklamak gerekir: Kevser: Çokluk, kalabalık nesil, Cennet'te bir ırmağın adı ve Kur'an'ın 108. suresinin adıdır. Kevser, çokluk anlamında kesrettir. Leb ise, teklik, vahdettir. Mey, ilahî aşktır. Fuzulî, bu beytinde, zâhidler dünyaya ait olan şeylerin, yani kesretin peşindedirler. "Ben ise dudak, mey, yani ilahî aşkı istiyorum. Vahdete ve fenâfillaha ulaşmak istiyorum" diyor.
... Yaşamda, hiçbir zaman günah işlemiş kötü insan veya iyiliklerle dolu iyi insan türünde sadece iki kavram yoktur. İyi ve kötü arasındaki ak ve kara çizgide, daha bir çok gri ton vardır.
...