Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
Evet, bazı ruhların negatif ve hüzünlü olması için birşeyler yaşamış olmasına gerek yoktu, çünkü bazı ruhlar böyle doğardı ve bu dengeydi. Dengenin ta kendisiydi. Ya bir şeyler yaşamış bir aslan, ya yaşamadan da ayakta kalamayan bir kelebek... Eğer öyleyse ben kanatlan olan bir aslandım. Uyumsuzdum. Hayattaki rollerimizi dağıtan melekler beni çoğul zannedip omuzlarıma çift ruh yüklemişti. Biri kırık kanatlı beyaz , diğeri de dikenli siyah.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın iki türlü yarası olurdu; kalbini kanatanlar ve avuç içlerini kanatanlar. Kalbin kırılınca alçı tutmadığını söyleyenler haklıydı, ilacı olmazdı. İlerleme kaydedebilsek bile izi kalırdı. Okuduğumuz tüm o romanlar, izlediğimiz tüm o filmler... Doğruydu söyledikleri, geçmiş geçmiyordu. Arkanda bırakmak istediğin an daha bir asılıyorlardı ayaklarına, seni neredeyse bulutlara dokunacağın göktelenlerden baş aşağı şehrin o soğuk tenini zımparalayan keskin betonuna düşürdükleri yetmezmiş gibi ilerlemene de izin vermiyorlardı.

Su

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.·
25 saatte okudu
·
2023 13. kitabı
Beyza Aksoy
8.5/10 · 4.258 okunma
Seni cehenneme atmaz acılar, seni cennetin kapısından içeriye almaz. Seni cennet ve cehennemin başlayıp bittiği bir noktada asılı bırakır. Ayaklarını olduğun yere çiviler ki korkular seni bir yöne saptırmasın, asla ne yaptığından emin olma; avuçlarını kanatır ki gözyaşlarını silmeye kalktığında kör ol; görme, doğruyu yanlışı ayırt edeme. Araf ol. Ne cennete, ne cehenneme ait kayıp bir ruh ol. Felç ol. Kör ol. Yok olma ama var da olma.
Peki kelimesi bu kabullenişin başlangıcıydı, vazgeçer gibi yapıp daha bir güçle savaştığının ama daha ağır yaralandığının belirtisi ama bitişi değildi. Belki insanın kellesini bu kelime alıyordu ama dudaktan çıkmamış hiçbir söz canlanıp da karşınıza dikilemezdi. Bazen zihinden geçmesi bile yeterdi. Bu yüzden, asıl silah duygular ise mermileri de kelimelerdi