Bugün Türkiye'nin kendi yolunu bulabilmesi, "sağlıklı" bir kalkınma yoluna girebilmesi, uluslararası düzeyde saygın bir ülke konumuna gelebilmesinin önündeki en büyük engel "yapay" bir resmi ideolojinin varlığıdır. Bu resmi ideoloji, bi limsel-entelektüel gelişmeyi ve yaratıcılığı sürekli engelleyerek düşünsel alanı çoraklaştırmakta, demokratikleşmenin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Cemil Meriç, "Bu hadım edilmiş idrakle, bu 'izinli' hürriyetle kalkınmak. mümkün mü?" derken, bu açmazı çarpıcı bir şekilde ifade etmiştir. Geçerli resmi ideoloji, toplumun kendisi hakkında düşünme yeteneğini dumura uğratmaktadır.