.. Bunlar dünkü hayattan, ellerinden kimse tutmadığı hâlde sıyrılıp yeni bir hayata girmişlerdir. Onlara bunu yaptıran yalnız içlerindeki yaşama arzusu ve yalnız içlerindeki gizli kuvvettir.
.. Ve bu küçük kızlar böylece rastgele büyürler. Cami avlularında yetişen ısırganlar gibi boy atar ve serpilirler ve bir gün büyüdükleri bu evle hiçbir maddi ve manevi alakaları kalmadığını, başka bir hayatın kendilerine kapılarını açtığını görürler; o zaman çantalarını ve beli kemerli mantolarını alarak ve arkada büsbütün suratı asılan ve yüreği yanan bir babayla her fırsatta ağlayan ve yarı budala, yarı şaşkın bir hâle gelen bir anne bırakarak, dere kenarlarındaki durgun suları andıran bu yuvalardan hayatın süratli akıntısına karışırlar.