Kararlarım neyin doğru neyin yanlış olduğuna dayanmalıydı:insanların söylediklerine, yaptıklarına değil. Gelişmeye göre değil kendi kalbime göre kararlar vermeliydim.
İnsanlar herkesin yaşadığı gibi yaşamaya devam ediyorlar.Fakat sadece inancın öğretileri ile alakası olmayan prensiplerle değil, aksine, bu adetleri ters düşen prensiplerle hayatlarını sürdürüyorlar. İnancın öğretilerinin hayatta yeri olmuyordu. İnsan ilişkilerinde de hiçbir zaman ortaya çıkmıyorlar. Basit şekilde, hayatı yaşarken hiçbir etkileri olmuyor. İnancın öğretileri hayattan kopmuş, ondan bağımsız olarak başka bir dünyaya bırakılmıştı.