Belki de her şeyi,her şeye gerçek bir alçakgönüllülükle ,zaaflarıyla ya da kayıtsızlıkla katlanan birinin sırtına yüklemek,insan doğasının ayrılmaz bir parçasıdır.Hepimiz gücümüzü birinin ya da bir şeyin zararına kanıtlamayı sevmez miyiz?
Baz ölümün,Kevok sürgünün çocuğu.
Baz kan,gözyaşı,dehşetin,savaşın komutanı…Kevok özgürlüğün,edebiyatın savunucusu…
“İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı.İnsan bir kimliğe, bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor.”
Yüzyıllardır devam eden savaşlar,sayısız insanın ölümü,kan gölüne dönmüş dünya.Sahi insanların alıp veremedikleri ne? Bir karış toprak için bu kadar acıya,zülme,gözyaşına gerek var mı? İnsanları olduğu gibi kabul edip ,en temel hak olan insan hayatına saygı duyup onları anlamaya ve tanımaya çalışmak bu kadar zor olmamalı.
“Ölüm hiçbir zaman çare değil. Yokoluştur ölüm, yok olmak ne zaman çare oldu ki? Tek çare hayattır, en kötüsü, en çaresizi bile çaredir unutma. Çünkü umut vardır hayatta, her koşulda hayat umut taşır içinde.”
Birbirinden farklı hayata sahip iki insanın,ölümle birleşen kaderlerini anlatan bir roman.
Yaşamak için adım atmak lazım, hep yenilenmek lazım, yeni bir hayat yaşamak için değişmek lazım. Biraz cesaret, biraz çaba, biraz daha yiğitlik lazım. Korkaklar yeni adımlar atamaz, onlar kendilerini korkunun ve utancın zincirlerinden kurtaramazlar. Korkan bir yürek, hiçbir zaman emeline ulaşamaz.
İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı.İnsan bir kimliğe, bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor .