...
Ve hâla sımsıcak durur anılar
Sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
Yasak bir kitap gibi durmaktadır
Ve firari bir sevda gibi..
...
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularimda
acılar çekebilecek yaşa geldigim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.
Bu gece dağ başları kadar yalnızım.
Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından,
Dudaklarimda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim,
Gözlerim, gözlerini arıyor durmadan; Neredesin?
..
...
yaşamak çarpısı derlerdi buna, yaşamak çarpıntısı.
ne acelemiz vardı? Kime kavuşacaktık?
yokuşu göze almak mı? Niçin?
bir geçit.. nereye açılmak için gerekli bize?
susmak bilmiyordu tepemizde ses, saklı ve açık:
tamamla çabuk! Çabuk bitir! Hadisene!
sese bühtan etmedi aramızdan hiçbiri
değil mi ki hepimiz
işaretli ve yarım
dünyaya sarkık.