İnsanlar tüm dikkatlerini yaşamaya veriyor, ölümü ise düşünmüyorlar bile. O çok zeki bilim insanları habire insanı daha çok yaşatmanın yollarını arayıp duruyorlar, peki neden yaşamı güzel bir şekilde sonlandırmanın yollarını bulmaya çalışmıyorlar?
Hep aynıydı. Kimi zaman ufacık bir umut ışıltısı belirir gibi oluyor, kimi zaman da bir umutsuzluk denizi kudurmaya başlıyordu, ama hep aynıydı: Aynı acı, aynı keder, aynı iç sıkıntısı...
Acı bir an bile soluk aldırmadan eziyete devam ediyordu; yaşamın dönmemecesine geçip gittiğini bilmesine karşın yaşama duygusu içinde varlığını hep sürdürüyordu; hayatının tek gerçeğine dönüşen, o korkunç ölüm duygusu ve o malum yalan olduğu gibi duruyordu. Günlerin, haftaların, saatlerin ne hükmü olabilirdi burada?