Raven

Raven
to see world in a grain of sand and a heaven in a wild flower hold infinity in the palm of your hand and eternity in an hour
"Eh, en azından dünyada kozmik adalet namına bir şeyler var demek. Küçük bir zafer ama şu an için içimi kavuran öfkeyi biraz olsun yatıştıran tek şey bu."
Reklam
"Nereye giderse gitsin yanında hep küçük bir defter taşıyan ve gün boyunca yaşadığı tüm karşılaşmalara dair en az bir nükteli gözlemini not alan bir şairle tanışmıştım. Baristanın saçları morun çok ümitsiz bir tonuydu. Masada yanında oturan kadın 'evet' kelimesini oyala mak için bir taktikmiş gibi uzatıyordu. Patronun adı kapı görevlisinin dudaklarından paslı bozuk paralar gibi döküldü. "Yaratmaktan ziyade biriktiriyorum ben; diye açıklamıştı kadın. "Dünya zaten öyle zengin ki. Yaptığım şey insan hayatının keşmekeşini damıtıp konsantre bir okuma deneyimi haline getirmekten ibaret.'
"Yazmak gerçek sihre en yakın şey. Yazmak hiçlikten bir şey yaratmak, başka diyarlara kapılar açmak demek. Yazmak gerçek dünya canınızı fazla acıttığında kendi dünyanızı şekillendirme gücü verir insana. Yazmayı bırakırsam ölürüm."
"Ama hikaye anlatıcılarının kaderidir bu. Biz groteskin eşik noktalarıyız. Diğer herkes karanlıkla, karanlığın bütün şiddetiyle yüzleşemediği için gözlerini kapatırken "Şuna bakın!" diyenleriz. Başkalarının idrak dahi edemediğini biz dile getiririz. Düşünülemeyene isim veririz."
"Allayıp pullamanın alemi yok. Hepimiz akbabayız ve bazılarımız -burada kastım Athena- bir hikayenin ağzı en çok sulandıracak kısımlarını bulmakta, kemiği ve kıkırdağı parçalayıp o hassas, kanayan kalbe ulaşmakta ve bütün bu kan revanı teşhir etmekte ötekilerden daha becerikli yalnızca."
Reklam