"Popülerleşmenin mekaniğine siz de hayret ettiniz mi? Bir kişi nasıl gerçek hayattan bildiğiniz gerçek bir insandan onları tanıdığını sanan ama, aslında tanımayan ve aslında bunu da anlayan ama yine de onları göklere çıkaran hayranlar tarafından tüketilip yüceltilen bir tanıtım ve pazarlama malzemesine dönüşüverir?"
"Athena burada Christopher Nolan'ın Dunkirk filminde yaptığına benzer bir şey yapıyor: Belli bir hikayeyi takip etmek yerine, apayrı anlatı ve perspektifleri katmanlayıp hareketli bir mozaik çıkarıyor ortaya, hep bir ağızdan çığlık atan bir kalabalık. Yarattığı etki sinematik; olup bitenleri zihninizde görebiliyorsunuz neredeyse, üslubu belgesel gibi: Geçmişi gün yüzüne çıkaran çoğul sesler mevzubahis."
"Ekranda yazamıyorum işte," demişti bana vaktiyle. "Basılı haliyle görmem lazım. Kelimenin somutluğunun verdiği güvenle alakalı bir şey bu. Kalıcı geliyor bu şekilde, sanki yarattığım her şeyin bir ağırlığı varmış gibi. Beni dizginliyor; düşüncelerimi durulaştırıp daha dolambaçsız, daha net olmaya zorluyor."