… suçluluk duygularının altında ezilen ve kendini cezalandıran, kendi hayatını sabote eden bu insanların pek çoğu aslında suçsuz yani masum. Zamanında birileri onu o kadar suçlamış ki, artık o da kendine onu suçlayanların gözüyle bakar olmuş.
Bir bebek sevilmediği, istenmediği, değer verilmediği, güvenebileceği bir sahibinin olmadığı bir dünyaya gözlerini açarsa, sonradan bu dünyaya güvenmesini, huzurla keyifle, etrafa sevgi ve şefkat saçarak yaşamasını bekleyemeyiz. Hele bir de evinde şiddet gördüyse, aşağılandıysa ya da şiddete tanıklık ettiyse, şiddet artık onun vazgeçilmez doğrularından ve alışkanlıklarından biri haline gelir.
Öyle zamanlar oluyor ki, hayatın bize vermediği cezayı bir yolunu bulup biz kendimize veriyoruz. Ben buna “otosabotaj” diyorum. Yani kendi hayatımızı sabote ediyoruz.