Birtakım şeyler kırılır, bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu şekilleniş.
"Amin!" diye meledi büyükanne. Yıllardır duanın arasındaki her boşluğa bu tür cevapları sokuşturmaya öyle şartlanmış, öyle alışmıştı ki! Söylenen kelimeleri dinlemeyeli, anlamlarını merak etmeyeli öyle uzun zaman geçmişti ki!
İnsanoğlu kendi yetiştirmediği şeyi yiyecekti. Ekmeğiyle arasında bir yakınlık olmayacaktı. Toprak o demirlerin altında doğuracak, yavaş yavaş o demirlerin altında ölecekti. Söz konusu olan sevgi ya da nefret değildi çünkü. Ne hayır dua vardı ortada, ne lanet