Leyla Alagöz

Leyla Alagöz
@_RigorMortis_
Yeryüzü ruhuma yabancı geldi.
Etrafımızdaki hapishane duvarlarını yıkıp özgürlüğe koştuğumuzda aslında daha büyük bir hapishanenin geniş bahçesine doğru koşuyoruz.
Reklam
Temelde varlığım var olmak kadar sığdı. Ama içimde durdurulamaz var olmaktan daha fazlası olmak isteyen o kıvılcım beni sığlıktan kurtarır mıydı?
Duygu ve Düşünce
Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç haline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır. İnsanlar belli bir lükse alıştıklarında bir süre sonra onu kanıksarlar. Onu yaşamlarında hep bulundururlar ve bir süre sonra onsuz yaşayamaz hale gelirler.
Evrimin geçer akçesi ne açlık ne de acı çekmektir, sadece DNA sarmallarının kopyalanmasıdır. Nasıl bir şirketin başarısı çalışanlarının mutluluğu ile değil de banka hesabındaki liralarla ölçülüyorsa, bir türün evrimsel başarısı da DNA kopyalarının sayısıyla ölçülür. Ortalıkta DNA kopyası kalmazsa tür yok olur, tipkı parası kalmayan bir şirketin iflas etmesi gibi. Eğer bir tür çok sayıda DNA kopyasına sahipse bu bir başarıdır ve tür gelişir. Bu prespektiften bakılırsa bin kopya her zaman yüz kopyedan daha iyidir. İşte bu Tarım Devrimi'nin özüdür: daha çok sayıda insanı daha çok daha kötü koşullar altında da olsa hayatta tutmak.
Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın.Sanayi Devrimi'nden çok önce,Homo sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran tür olma rekorunu elinde tutuyordu. Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür olmak gibi şaibeli bir özelliğimiz var.
Reklam