"İslam sarayının çatırtıları Arz'ı titretiyor. Ve bu sarayın gölgesinde, ne yaptıklarının, ne halde olduklarının farkında olmayacak gaflete gömülen bir sürü insan, hem " ben Müslümanım, " diyor, hem de çılgınca eğleniyorlardı. Halbuki yıkılmasına göz yumdukları İslam sarayı, onların başına devrilecek. Böylece hem dünyalarını hem de ahiretlerini kaybedeceklerdi. İslamiyet'in yaşaması gerçek bir mucizeydi. Kur'an-ı Kerim, bizzat büyük hakikatleri ile kendi kendini müdafaa ediyordu. "
"... Medeni olmak ise birkaç şekle ve eşyaya bağlanmıştı. İçki içip kumar oynadığında medeni, evine koltuk alıp boynuna kravat taktığında centilmen bir bey yahut modern bir hanım oluyordun!.. "