Su Göksoy

Su Göksoy
İnstagram: Su Göksoy
99 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Uzun süredir okuma sırası geciken bu kitabın adının ve kapağının bende uyandırdığı etki, savaş döneminde aynı ihtiyaçtan devlet kapılarında bekleyen insanların hikayesidir şeklindeydi. Oysa içinden ne çıksın, "rahata kavuşma hayali kuran halk ne yapmalı" maddeleri. Birçok şey yapılmalı, ama en birincisi ve ben kendimden de bir şeyler eklemek istiyorum, okul binalarının, elde bulunan en iyi binalardan kurulması gerektiğidir. Mecburiyetten dolayı değil, bile isteye okula ve okumaya gitme arzusu oluşturmak için çocuklarda saatlerce oturdukları odaları nezarethane mantığında değil, onların iyi hissedecekleri yer olarak tasarlamalılar. Güzel ve zevkli dizayn edilmiş odada hem öğretmenler hem de çocuklar bulunmak isteyeceklerdir. Bu kitap, Finlandiya halkının son iki yüz yılının özeti. Ondan önce de İsveç'e bağlılarmış zaten. Güzel bir kitap.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Kripto Basım Yayınevi · 2020124,6bin okunma
Reklam
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2023 13:06
Evet, bu çok takdir gören kitaplardan. Bu, yine de benim onu takdir edeceğim anlamına gelmiyor. "Fareler ve İnsanlar"ı beğenmem bu kitabı da beğeneceğim anlamına da gelmiyor. Öncelikle, kitaptan daha yirmi dört sayfa okudum. Bir kitap nasıl yazılmamalı başlıklı bir yazıya daha giriş yapmaktayım. Sayfalarca toz şöyle kalktı, rüzgar böyle esti, toprak şu şekil kızardı, bir kamyoncu şöyle giyinmişti vs diye yazılmaz. Yazılmamalı. Kim iki sayfa bir karakterin nasıl giyindiğini, nasıl baktığını okumak ister ki? Ben istemem. İşte tam burada, benim için edebiyat tarihinin en güzel giriş cümlesini tekrar anımsıyorum. Kitap kayıp olduğundan aklımda kalanı yazacağım. Albert Camus "Yabancı" : "Annem bugün öldü." Kitabı bitirip devam edeceğim. Ve devam ediyorum. Kitap bitti. Çok beğendim. Başlarda belirttiğim gibi yirmili sayfalardan sonra papaz karakterine geçiliyor ve Casy muhteşem bir detay. Ve bu kitapta da bir Ursula var. Belki de kendim de çocukken o iş yapan, becerikli, köylü, çiftçi kadınlarla büyüdüğüm için, "Neyin var, konuşmak ister misin," diyen birinden daha çok gerçek hayatın içinde olan, güçlü kuvvetli, herkese yetecek anneliği ve yöneticiliği olan, yeri geldiğinde çocuğa , "Sus, her şey güzel olacak," diyebilen bir anne bana daha faydalı geliyor. Ben sanırım o tür kadınları daha çok seviyorum. Beğenmediğim bir konu var ki, eğer bir gün araba tamiriyle ilgili bilgiye ihtiyacım olursa bu kitabı açar neyi nasıl yapacağımı buradan bakabilirim. Bir edebiyat kitabında bu kadar araba tamiri detayı neden yazılır? Bir başka eleştirim şu olacak ki, Tom karakteri hikayede yarım kaldı. Yazar okuyucuya mı bırakmak istedi geri kalan her şeyi yoksa artık bu kadar yazmak yeter mi dedi, kararsızım. Eğer okuyucuya bıraktıysa, bence yağmur hiç dinmedi. En azından gelecek yaza
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,6bin okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Komşu evden ne kadar çok kavga gürültü sesi gelir, baba ne kadar sert ve zalimse o evde ahlak namus ikilisi o kadar iyi işleniyor diye düşünülür. O evde yetişmekte olan kız çocukları aksine çoğu durumda bu beklenen ahlak konusunda sınıfta kalır. Aksi, imkansız gibi bir şeydir. İstisnalar da vardır, ama bu kitapta anlatılan ailede durum tam bu şekilde ilerliyor. Ben kendimden şöyle bir şey uydurmak istiyorum, "Bile bile acı çekme arzusu sendromu," demek istiyorum buna. Yani zalimliğin olduğu yerde nasıl iyi bir şey beklenebilir ki? Şunlar beklensin: "Evden kaçacak çocuklar, yanlış evlilik yapacak çocuklar, akılsal bozulacak çocuklar vs." Bir başka konu ise şu, bu kitapta, ben ilk defa görüyorum, büyük bir felaket büyük de bir mutluluk getiriyor. Bu da işte her ne olursa olsun, hayatın insana ne getireceği belli olmaz inancını kuvvetlendiriyor. O bilinmeyen evlerden aslında çok bilindik hikayelerden.
Kırmızı PelerinGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20223,428 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bu kitabı okudukça şöyle türden şeyler canlandı gözlerimin önünde. Bu karı koca çocuk yapmamış olsaydı veya çocuk yapmamış herhangi bir karı koca ömürlerinin ilerlemiş dönemlerinde bir birlerini çok sevmeleri durumunda hayat tıpkı gençlik zamanında olduğu gibi mutlu - burada öyle olduğunu varsayıyorum - süremez miydi? Sürürdü, dedim içimden. Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okuduktan sonra bu hikaye yeteri kadar sarstı beni. Daha fazla değil. Zaten artık öğrendik bin dokuz yüzlü yıllarda oralarda neler olduğunu. Karmakarışık cinsel ilişkiler, parasızlık, gıdasızlık... Ama bir tarafta da bir cümbüş, sirk, eğlenme hali var. Benim tavsiye etmeme gerek yok, eninde sonunda herkes mutlaka Gabriel Garcia Marquez'in kitaplarını okuyacak.
Albaya Mektup YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202010,2bin okunma
6/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2022 48. kitabı
"Sefiller" gibi bir kitabı yazabilmiş bir yazar nasıl olur da bu kitabında bir öykü, bir novellada asla yapılmaması gereken birkaç olmazı yapma hatasına düşer? Kanunda yoktur ama Victor Hugo gibi iyi yazarlar nadiren bu tür eleştirilecek şeylere yer verirler eserlerinde. Kırk sayfa önsöz yazılmaz. Hele ki, eserin kendisi toplamda yüz yetmiş sayfaysa. Bu eser bir deneme olmadığından hikayenin kendi içinde karakterin bakış açısından yazılabilecek şeyler önsözde yazılmıştı. Eğer, bu bir deneme, köşe yazısı vs. değilse, senin bütün düşüncelerini ancak karakterler söyleyebilir. İlerleyen sayfalarda öğrendim ki, aslında ilk baskılarında böyle bir önsöz yokmuş, yazar sonradan ekleme ihtiyacı hissetmiş. Nerdeyse her sayfada dipnot var. Tıpkı Victor Hugo'nun kendi tarzından yazacağım bu eleştiriyi. "Ne büyük hata!" Kitabın içinde şöyle bir cümle yazmış, örneğin: "Robespierre mi, yoksa XVI. Louis mi?" Bu kadar. Dipnot olarak da sayfanın aşağısında, bu iki adamın hayatta oldukları sıralarda bir birlerine düşmanlık beslediklerini, her ikisi için de ölümün giyotinle olduğunu açıklıyor. Bir öyküde, novellada böyle bir şey nasıl dipnota bırakılır? Bunu yazdığına göre bu olay senin için edebi bir anlam taşıyor demektir. Öyleyse eserin içinde edebi tarzda yazılmalıydı bu kısım. Dipnot nedir? Bu bir akademik kitap değil ki... Önsöz öyle uzun sürdü ki, şimdi hikayeye giriş yapılacak diye bekleye bekleye öyle bir soğudum ki, iyi yazılmış kısımlar bile etkilemedi beni. Bu belki onun betimleme becerisinden, iyi yazarlığından bir şey kaybettirmiyor ama tek başına kitap hayal kırıklığı.
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Aperatif Kitap Yayınları · 2020152,4bin okunma
Reklam