Kendisini "Allah'ın kulu" olarak tanımlayan bir kimse atacağı her adımda "Rabbimin bu konuda bir hükmü, ölçüsü var mı?" diye düşünür. Hayatını, kendi nefsine ya da başkalarının beklenti ve beğenilerine göre değil Allah'ın rızasına göre şekillendirir. Her şeyden önce ve her şeyden önde Allah'ın rızasını düşünür. "Başkaları ne der?" diye düşünmeden önce "Rabbim ne der?" diye düşünür.
Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yansı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında... Kitapların her birinde Nora'nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar. Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora'nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanır kılan ne? Yanış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?
Hangi hayatı seçerseniz seçin yine de en güzeli yaşıyor olduğunuz hayattır.
Pişmanlıkları bir kenara bırakıp önümüze bakmalıyız.
Dizi tadında güzel bir kitap......