Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.
Son olarak her zaman güçlü olmak, her zaman yeterli kaynağa sahip olmak, her şeyle başa çıkmak, iniş çıkışlarla mükemmel bir şekilde başa çıkmak da gerçekçi bir senaryo değildir.
Duygularımızı sorgulamayı çoğu zaman beceremiyoruz. Çocukluğumuzdan beri duygularımız pek sorulmaz bizlere. Herkes bize şunu sorar, aynı evin içinde: Yemeğini yedin mi, dersini çalıştın mı, ödevlerin bitti mi? Çocukken bunu soruyoruz. Ama ne hissettin bugün, kırıldın mı, arkadaşın sana öyle yaptığında nasıldın üzüldün mü, üzdü mü bu seni gibi soruları atlıyoruz.