İnsanları bir beden , bir yaşam olarak değil de sadece sayı olarak , şekil olarak , zihnin savaş alanında ileri geri oynatilabilecek oyuncaklar olarak görmenin kadınlardan ziyade erkeklere kolay gelip gelmediğini merak etmişimdir . Bu cisimsizleşme onlara zevk veriyor , onları heyecanlandırıyor, sırf eyleme geçmiş olmak için, sayıları ve oyun taşlarını yönlendirmek için harekete geçme özgürlüğü tanıyor. O halde belki de yurt sevgisi , şeref , hürriyet aslında tanrılar ya da bu oyunda ıstırap çeken , öldüren ve ölen insanlar nazarinda kendilerini haklı çıkartmak için bu zevke taktıkları isimlerdir sadece . Yani aşk , şeref , hürriyet gibi sözler gerçek anlamlarindan uzaklaşmışlardır. O zaman insanlar bu sözleri anlamsız diye küçümsemeye başlayabilir ve onlara anlamlarını geri vermek için çırpınmak şairlerin vazifesi olur.