Ta beşikten mezara dolandırıldığımızı biliyoruz. Yine de yaşamayı sürdürüyoruz. Sen yalnızca inci alıcılarına meydan okumadın, bütün bir yapıya bütün yaşama biçimine meydan okudun. Senin adına korkuyorum.
Yabancılardan da, yabancı yerlerden de korkardı. Başkent denilen o yabancılık canavarından ödü kopardı. O canavar, suyun ötesinde, dağların arasında, bin altı yüz kilometre ötedeydi ve her yabancı her korkunç kilometre kişinin içine korku salıyordu.