Sende bir 'sen' olmayı, sensizlikle öderim,
Aynalarda sen varsın, ben yokluk otağında.
Devâsâ bir sevdâya elvedâdır kaderim,
Seni sensiz yaşamanın, müebbetlik çağında...
Beni bağışla Aşkım - aşkımı hoşgör artık
Beni hoşgör - beni bağışla - Seni seviyorum.
Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim
Yüreğim tir tir - örtüsünden kurtulmuş
Şimdi yoksul - şimdi çırılçıplak - şimdi soyunuk
Acını esirgeme benden - Ko sarınsın yüreğim
Ko giyinsin - ko kuşansın - ko örtünsün - Sonra
beni bağışla Aşkım - beni hoş gör - Seni seviyorum.
Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni-
Hiç mi hiç sevemezsen eğer
Acımı bağışla - beni hoşgör - Seni seviyorum.
Bana öyle eğri bakma - ırak durma ellerden
De - kuytuma çekilirim - De karanlığa kavuşurum
Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı
Sarıp sarmalarım - dürüp bükerim
O an yüzün eğ benden Aşkım - kaçır benden
Beni hoşgör - beni bağışla - Seni seviyorum
Gün gelir - hayalin erişir karanlık yiter
Meyil verirsin bana - gün gelir
Şimdi çaresizim - yalnızım - kolum kanadım kırık
Beni bağışla Aşkım - beni hoşgör - Seni seviyorum
Seni seviyorum - Yüreğim mutluluk selinde
Kapıp koyveriyor kendini gurbetlere varıyor
Gülme bu korkulu gidişime - Gülme bağışla Aşkım
Beni bağışla - beni hoşgör - Seni seviyorum.
O sıralarda Türkiye'de ''Kürt'' sözünü ağıza almak mümkün değildi. Çünkü böyle bir soy ve böyle bir dil bulunduğunu söyleyenler ağır hapis cezalarına çarptırılıyordu. Devlet radyosu çok gerektiği zaman Kürtlerden ''bir etnik grup'' diye söz ediyordu. Ben de Türk müziğinde en güzel makamlardan biri olan kürdili hicazkar makamına, "etkili hicazkar" diyerek dalga geçiyordum.