t گوچبه

t گوچبه
Göçebe ruhlarda bitmeyen telaş.
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur; "Dört haslet vardır ki bunlar sende bulunursa dilinden ne çıkarsa çıksın sana zarar vermez. O haslet şunlardır: 1. Doğru konuşmak. 2. Emaneti korumak. 3. Güzel ahlak sahibi olmak. 4. Helal lokma ile yetinmek."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hz Peygamber şöyle buyurmuştur; مَا حَلَفَ حَالِفٌ بِاللهِ يَمِينَ صَبْرٍ فَادْخَلَ فِيهَا مِثْلَ جَنَاحِ بَعُوضَةٍ كَانَتْ نُكْتَةً فِي قَلْبِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ "Allah'a yemin eden bir kimse, yeminine sivrisineğin kanadı kadar bir yalan bulaştırırsa o yaptığı kıyamete kadar kalbinde bir leke olarak kalır."
Ayeti kerimede şöyle buyrulur: "Ve biz, (insanlar dahil) her şeyi çift yarattık. Umulur ki öğüt alırsınız." Her şeyin çift yaratılmasının hikmeti ise iki parçanın sahip oldukları işlevlerle birlikte bir bütün oluşturabilmesidir. Bunu ayakkabının iki teki olarak düşünebiliriz. Teklerden biri sağ, diğeri ise sol ayak içindir. Dolayısıyla fonksiyonları farklıdır ve birbirlerinin işlevlerini yerine getiremezler. Fakat ikisi de eşit değere sahiptir. Çünkü aynı derecede iş görürler ve ancak bir araya geldiklerinde anlamlı bir bütün oluşturabilirler. 1800'lü yıllarda başlayan ve günümüze kadar sanat, edebiyat, sinema ve felsefe gibi tüm dallara sirayet eden feminist ideolojinin ise eşitlik anlayışı farklıdır. Ne yazık ki toplumsal olarak kabul gören eşitlik kavramı da tam olarak onların istediği şekildedir. Bu anlayışa göre, kadın ve erkek biyolojik, ruhsal ve mental farklılıkları baza almaksızın birbirinin tam olarak eşitidir. Ayakkabı alegorisi üzerinden gidersek bunun ne kadar komik bir hipotez olduğunu görürüz. Feminizm bize erkeğin de kadının da bir çift ayakkabı olduğunu söyler. Yani erkek/kadın hangi işlevleri yapabiliyorsa aynılarını kadının/ erkeğin de yapabileceğini öne sürer. Hâlbuki İslam, erkek ve kadını kendi kefelerine koyarak ve makul bir eşitlik düzeni getirerek kadına bu paçoz fikirlerin sunduğu değerden daha fazlasını sunar.
Namazın diğer ibadetlere nazaran farklı bir tarafı bulunur. Çünkü namaz hiçbir kayıt ve şart gerektirmez. Savaş, hastalık ve yolculuk hâli gibi durumlarda dahi ifa edilmesi gerekir. Bu yüzden namaz, bir varlık vergisi olduğunu ifade etmemiz yanlış olmayacaktır. Hz. Aişe annemiz, Efendimize bir gün sorar: “Ya Resûlullah, Allah senin geçmiş ve gelecek tüm günahlarını affettiği hâlde niçin ayakların şişecek kadar namaz kılmaya devam ediyorsun.” Efendimizin verdiği cevap ise namazın, bahsettiğimiz ayrıcalıklı yerini ifade eder: “Rabbine şükreden bir kul olmayayım mı?"
Kitaplar benim haya­tımın kilometre taşlarıdır. Bazı insanların geçmişlerini kayıt altına alan aile fotoğrafları veya evde çekilmiş videoları vardır. Benim de kitaplarım. Roman karakterlerim. Kendimi bildim bileli kitaplar benim güvenli sığınağım oldu.