Annesinin şefkatini sevmeyen insan yoktur. İşte annenin şefkati de Allah'ın sonsuz şefkatinden gelir. Allah kendisindeki Okyanus misali şefkatten bir damla yeryüzüne indirmiştir ve kainattaki bütün annelere dağıtmıştır. Allah'taki şefkatin gölgesinin gölgesi kadar şefkate sahip olan anne, evladı yere düşse onu anında sarıp sarmalıyor, bağrına basıyor. Anne bile evladını bu kadar severken anneye o şefkati veren sonsuz şefkat sahibi. Kulunu ne kadar seviyordur siz düşünün. Annendeki şevkati yaratan Allah, Haşa, bir annen kadar seni sevmiyor olabilir mi? Allah bizi çok seviyor. Sevdiği için de hediye paketinde şefkat kahramanı bir anne göndermiş. İnsanın annesinin varlığı bile Allah'ın onu ne kadar sevdiğini delildir.
Ömür sermayesi öyle bir şeydir ki onu ya ebedileştireceğiz ya da geçici zevklerle mahvedeceğiz. Başka ihtimal yoktur.
Mesela elimizde bir kayısı çekirdeği olsa, o çekirdek için iki ihtimal vardır. Ya sabredip onu toprağa ekeceğiz ve birkaç yıl sonra dalında binler kayısı biten bir ağacımız olacak. Ya da anlık lezzetimiz için onu çitleyip atacağız ve üç saniyede, elde edebileceğimiz tüm lezzetleri tüketeceğiz. Mezkûr misaldeki kayısı çekirdeği ömrümüzdür. Bizler ömrümüzü ya sabredip Allah'ın emir ve yasakları doğrultusunda tüketeceğiz. Neticede sonsuz bir ahiret yurdunu kazanacağız. Ya da "dünyaya bir daha mı geleceğiz?"deyip anlık zevklerin peşinden koşturacağız ve ahireti kaybedeceğiz.