Yalnızlığı buz tutmuş bir göl gibi duyumsuyorum çevremde, bu yaşamın kepazelik ve budalalığını duyumsuyor, kaybedilmiş gençliğin acısının içimde alev alev tutuştuğunu duyumsuyorum.
Bahçenin rayihası yoktu, orman çağırmıyordu, etrafımdaki dünya eski püskü şeylerin ortalığa saçıldığı bir yer gibiydi, tatsız tuzsuz, cazibesizdi, kitaplar kâğıttı, müzik bir gürültü.
Bana bahşedilen, hayatın içimde duyduğum sesini takip etmek; anlamını ve amacını tam bilemesem de, beni neşeli yollardan alıp giderek daha karanlık, daha belirsiz yollara götürse de, bu sesi takip etmek.