Bir ikilem duruyordu önünde. Bir kadınla yaşamak istiyorsa evlenmeli, boyun eğmeliydi. Yani yaşamın bir yanı karşılığında tüm ruhsal bağımsızlığını verecek, toplumsal görev ve sorumlulukları yerine getirecek, bir kaynanaya, bir kaynataya, dahası bir kayına saygı gösterecekti; onu çileden çıkaran şeylerdi bunlar.
Ne çelişkili şey şu cinsiyet; yaşamamın yoğun bir biçimde cinsel olduğu ülkelerde neden kösnüllük yoktu da, Alcolea gibi cinsel yaşamın çok yalın, çok zavallı olduğu kasabalarda, cinsel yaşamla ilgili kösnül alıştırmalar her yerde görülüyordu?