O FORTUNA

O FORTUNA
Serbazê ramanên gêj. My name is Giovanni Giorgio but everybody calls me Giorgio.
Ay karanlık Gecedir. Yatar Of'inan Kıpır kıpır Ağrısı suracığında Karnının En yumuşak Yerindedir. De gayri Gel kan revan Türkülerle gel. Ağıtlarla ince sularla
Edebiyat
Reklam
Demir bağrışa bağrışa Zindan çağrışa çağrışa Şöyle buyurdu ki Yusuf Dört kitaptan daha büyük: "Demek bu hayat Önce sana bana yük Demek su kimin Toprak kiminse Motor, elektrik ve ışık kiminse Demek sultan odur. Demek insan bölük bölük Yaşıyorsan ölüyorsun demek Nasıl yaşıyorsan Öyle düşünüyorsun demek
Edebiyat
Munzurum Pus içinde Savrulur Karla Rüzgarla Aşağıda Domates Biber Fideleri Çalışır Derin Kuyuarda ... Ve Keban Dedikeri Bir Küçük Şehir Yediğim Ağu da İçtiğim Zehir Oy kurban Ölem Ben Ölem Kuytularda.
Edebiyat
“Kendi duruşundan emin olan kişilerin etrafındakileri aşağılamak gibi huyları yoktur. Kendini beğenmişlik ve kibrin nedeni derin bir korkudur.”
'Oluş' ne demek? Kadın kıyafetine bürünmek, ka­dın gibi olmak, bir erkeğin kadın oluşu, kadın gibi davranmasından geçen bir şey değil. Bir Fransız'ın Cezayirli olması demek değil. Bir Türk'ün Kürt olma­sı, Rum olması demek değil, yani azınlık oluş, minör oluş gidip bir Rum lokantasında içki içmek demek değil. Rumca şarkı dinlemek değil yahut Rumca öğ­renmek de değil yahut Kürtçe konuşmak da değil azınlık oluş. Minör oluş tersine majör olanın içinden geçen bir şey. Yani minör gibi yapmak değil, kadın gibi yapmak değil, Türkçe gibi konuşmak değil yaz­mak değil ama kendi hakim kimliğinin içinde bir tür yarık açmak demek. Kendi hakim kimliğinin içine öbürünün hareketini yerleştirmek demek. Kıyafet değiştirmek, dil değiştirmek değil, kendi kıyafetinde, kendi dilinde yabancı gibi olmak demek. Yani Deleuze'ün kendi ana dilinde bir yabancı gibi konuşmak dediği şey, ama kendi ana diliyle, kendi kimliğiyle alakalı bir hareket bu. Öbürünün kimliğiyle veyahut da diliyle değil. Azınlık yahut minör olma hareketi kendi içinde yabancı hale gelmek demek.
Sayfa 22