İlim yahut bilgi kendi ba-şına bir cevher değildir. İlim/bilgi, bir hakikati ve gerçekliği işaret eden bir vasıtadır. Bilginin mânâsı, işaret ettiği şeydedir. Işaret, tıpkı bilgi gibi kendi başına bir hakikat değil, bizi kendinin öte-sinde bir gerçekliğe yönlendiren şeydir. Bir işaret levhası ne kadar güzel olursa olsun, amacı bizi işaret ettiği yere sevk etmektir. İşaretin önünde durmak, bizi işaret edilen yere götürmez. İşarete bakıp, mânâsını anlayıp, işaret ettiği yöne doğru yönelmemizdir esas olan. Evrenin bir işaret olması da bu noktada tebellür eder: Alem, Allah'ın işaretlerindendir ve evrenin ötesindeki hakika-ti ve mânâyı yani âlemi var eden kaynağı işaret eder