Bir nefeste doğmuşum gece yarısı. Bir nefeste ölürüm biliyorum. Zamansız ölürüm. Seni zamansız gördüm mesela. Zamansız kör oldu gözlerim. Zamansız yaşlandım. Konuşmayı unutmam zamansız. Gönderdiğim postalar, işe gidişlerim, eve dönüşlerim, doğum günü kutlamalarım hep zamansız.
Yaşamak böyle bir şeymiş gibi geliyor bir süre sonra. Alıştım. Sormuyorum artık bindiğim otobüsün nereye gideceğini, neye inanıyor Stavrogin, ne zaman geçecek baş ağrılarım. Sormuyorum, o kadınların şimdi nerede olduklarını.