YABANIN GÜNLÜĞÜ

YABANIN GÜNLÜĞÜ
Ne zaman ölürsem öleyim bu hayattan sana hasret ayrılacağım.
Kendimce okuyorum :)
Kendi dünyam.
İstanbul, 1975
96 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Tek tük biyografi çalışmalarının en bilinenleri, Falih Rıfkı Atay, Şevket Süreyya Aydemir gibi Atatürk’ün maiyetinde çalışmış kişilerin Atatürk’ü anlatmalarıdır. Onlar da konuya mesafe almadan, arşiv araştırması yapmadan yazılmış methiye düzeyindedir.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sıfırdan başlatılan tarihimiz.
Eski Yunan’da, Roma’da otobiyografi varken, ilk Türkçe otobiyografi ancak 16. yüzyılda Yeni Delhi’de yazılan Babürname. Son yıllara kadar da bu tür kitaplar yazılmazdı. Neden diye düşündüğümde aklıma şunlar gelmişti: Cumhuriyet’in ilk yıllarında kimin biyografisi yazılabilirdi ki? Paşaları, padişahları yazacak olsanız, onlar vatan haini biliniyor. Kadıları, hocaları yazsanız, onlar da gerici. Geçmişini, yeni yarattığı yarı mitolojik bir sis perdesiyle örtüp süsleyen genç cumhuriyet, yarına bakıyor. Tarihini sıfırdan başlatıyor.
Alıntı
Eli kulağında mı yeni dünya imparatorluklarıyla diktatörler?
Alıntı
Dünyanın neresinde, ne zaman doğmuşsak doğalım, annelerimiz, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor. Onlar giydirdikçe biz de ha babam giyiniyoruz. Çoğumuz, geçmişin elbiselerini günümüz terzilerinin dikmesini yadırgamadan kabullenmekle kalmayıp, elbiselerimizi bedenimizden ayrı bile edemiyoruz. Tarih, giydiklerimizin, bize giydirilenlerin; üstümüzdekileri yenileyip, değişmemiş sandığımız eskilerimizi sandıklardan çıkarıp tekrar giyinmemizin öyküsü.
Alıntı
Tarihimize bakıp aramızdaki farklılıkları abartırken, bizi birleştiren insanlığımızın hayret verici gücünü, teker teker ve hep birlikte neye muktedir olduğumuzu yadsıyoruz.
Alıntı