Yeşim

Hayat boyu konuş, ölüm senin ağzının payı.
İnsan
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok pişman olan hiç pişman olmamıştır.
Düşünce
Herkes yapar ama yâr etmez deme, hem yapar hem inkar etmez.
1000k
Sen hüzünlüsün diye dünya durup sana yol vermeyecek.
İnsan
Matrix Resurrections
Matrix'in dördüncü filmi harika bir fikirle ve hikayeye 18 yıl sonra devam etmek için oldukça iyi bir nedenle başlıyor, ancak ne yazık ki bu fikir çok çabuk tükeniyor ve film çok eski bir rutinde sıkışıp kalıyor. Yönetmenliğini ve yazarlığını Lana Wachowski'nin ilk kez kız kardeşi Lilly olmadan üstlendiği The Matrix Resurrections, kurumsal açgözlülük ve işbirlikçi pazarlamacılar üzerine sert bir hicivle başlarken, Anderson'ın video oyun şirketi kendisinin yapmadığı yeni bir devam filmi için çalışmasını istiyor ancak Anderson bunu yapmak istemiyor. Christina Ricci'yi, sadece bu ilk bölümde demode bir pazarlamacı olarak komik ve küçük bir rolde görünüyoruz. Wachowski, bu bölümde, "Beyaz Tavşan" melodisiyle mükemmel bir montaj sekansı da dahil olmak üzere, belli belirsiz bir gerilimi koruyor. Orijinal The Matrix'te (1999) olduğu gibi, her yerde tuhaf küçük ipuçları olan büyük bir gizem bu filmde de kendini hissettiriyor. (Reeves'in bilgisayar monitöründeki yansıması) Ve ironik bir şekilde, bir video oyunu odak grubu, izleyicilerin muhtemelen soracağı tüm soruları soruyor: Ne gerçek, ne değil? Ne önemli ve ne değil? Ama yolun yarısına yakın bir noktada Matrix Resurrections her şeyini ortaya koyuyor. Tatsızlaşıyor ve kendinizi yanlışlıkla bir Marvel ya da DC filmine girmiş gibi hissediyorsunuz kavgalar, kovalamalar, patlamalar ve büyük bir kurtarma planı yapmakla ilgili bir hale geliveriyor. İlk üç filmde çalışan Yuen Woo-ping'in ustaca dövüş koreografisi de olmayınca, bunlar canınızı sıkıp, gözlerinizi acıtacak kadar sıradan dövüş sahnelerinden daha fazlası olmuyor. Filmden çıkarken kendi kendime Matrix orijinal hiciv niyetini unutmuş ve kendi mavi hapını çoktan yutmuş diyorum. #film
Düşünce