Risale-i Nur, hakaik-i İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor.
Kat'î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risale-i Nur'dadır.
“Gül ve Nur fabrikaları ve mübarekler başta olarak umum kardeşlerime birer birer selâm ediyorum. Bu memleketi tenvir eden ve Cennet kokularıyla rayihalandıran o fabrikaları Cenab-ı Hak muvaffak ve dâim eylesin. Amin.”
Bir şerr-i cüz'î gelmemek için bin hayrı terketmek, hikmet ve adalete münafîdir.
Çendan şeytan yüzünden ekser insanlar dalalete giderler.
Fakat ehemmiyet ve kıymet, ekseriyetle keyfiyete bakar, kemmiyete az bakar veya bakmaz.
"Madem cismen fâniyim, bu fânilerden bana ne hayır gelebilir?
Madem ben âcizim, bu âcizlerden ne bekleyebilirim?
Benim derdime çare bulacak bir Bâki-i Sermedî, bir Kadîr-i Ezelî lâzım."
Günahlarımızı bağışla,
Gönlümüze ferahlık ver,
Onun bereketiyle kalbimizi temizle, ruhlarımızı rahatlat,
Sırlarımızı günahlarımızın kirinden temizle,
Hatırımıza gelen şeyleri ve düşüncelerimizi nezîh kıl,
Onun hatrına sırlarımızdaki bulanıklıkları berraklaştır,
Hastalıklarımıza şifâ ver,
Kalplerimizin kilitlerini tam bir fetih nûruyla aç.
Merhametinle, ey merhametlilerin en merhametlisi!
Ve ey ikram edenlerin en cömerdi!
Senden, habibin Muhammed'e (a.s.m.) ettiğin salavatın nûrları hakkı için, rızanı, bizleri bağışlamanı, cennetini ve dosdoğru yol üzere istikamette olmayı istiyoruz.
Merhametinle, ey merhametlilerin en merhametlisi!