Ne var ki düzeltilmiş bir fotoğraf da idealleştirilmiş bir heykel de genellikle kişilikten ve canlılıktan yoksundur. O kadar çok şey atılmış ve silinmiştir ki, modelin soluk, yavan gölgesinden başka bir şey kalmamıştır geride. Oysa Yunanlıların yaklaşımı bunun tam tersiydi. Sözünü ettiğimiz sanatçılar, bütün bu yüzyıllar boyunca, geçmişin donuk kalıplarına daha çok hayat katmakla ilgilendiler.
Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki de bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim. İnsan bir şey yapmalı, öyle bir şey ki… Yoksa hiçbir şey yapmamalı. Düşünüyorum: Elimizden ne yapmak gelir? Hiç!…
“Bireyin gelişmesini asla istemeyen bu siyaset, sürekli gözetim ve denetim altında tuttuğu ‘sürü’den ayrılmak isteyenlere inanılmaz kertede merhametsiz davranmıştır.”