İnsanın her şeyi yıkıp darmadağın etmeyi sevmesi ,bu böyledir ve bazen bunu yapmaktan zevk aldığı da bir gerçektir.Bitirmeye çalıştığı yapıyı bitirerek,emeline ulaşmaktan içgüdüsel olarak korkmasından mı ileri gelir acaba?Kim bilir belki de yapıtını yakından değil ,uzaktan sevmektedir.Belki de yalnızca binayı yapmaktan hoşlanıyordur,içinde yaşamak istemiyordur..
Yine de şu,iki kere iki dördün çekilmez bir şey olduğunu söylemeliyiz.Bence iki kere iki dört yalnızca bir küstahlık.İki kere ikiyi yolumuzun ortasında külhanbeyi gibi duran,ellerini beline koymuş ,her yana tükürükler saçan biri olarak düşünüyorum.Sonra da onun mükemmel bir varlık olabileceğini de kabul ediyorum ama her şeyi güzel görmeye başladıktan sonra ,iki kere ikinin dört değil de beş olduğunu düşünmek ve bundan zevk duymakta da olumlu olabilir.