Bir cemaate, bir dünya görüşüne, bir dine, bir aileye, bir ülkeye ait olmayı hepimiz isteriz. Modernite tecrübesi bireysel özgürlüğü, yani kişinin kendi hayatını ve kimliğini özgürce yaşayabilmesini temel düsturlarından birisi olarak vazetse de ait olma duygusunun önüne geçemez.
Adına karizma denilen şey, söz konusu kişinin etrafında bir güç halesinin üretilmesinden başka bir şey olmasa gerek. Yine de, otorite figürlerinin yerini, babalığın içini daha kuvvetli bir biçimde dolduran "daha otoriter" kişiler aldığında sesimiz çıkmaz. Bilakis, bundan ziyadesiyle memnun olan kişiler çıkar aramızdan. Taksim Meydanı'nda birkaç kişiyi sallandırmak için sabırsızlıkla bekleyen bu kişiler, ebeveynlerinin çatık kaşlı olmasından özel bir haz duyarlar.