Görünen o ki din, insanların ne iyilik yapmalarında ne de kötülük yapmalarında bir pay sahibi olamıyor. Çünkü iyi insanlar, hiçbir dine inanmasalar da iyiler. Kötü insanlar ise, hangi dine inanırlarsa inansınlar kötüler. Yani din, insanları bir yere kadar kontrol edebiliyor. İnsanlar, önünde sonunda kendi karakterlerini ortaya koyuyorlar.
Her insan tektir, her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. Ancak toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etmeye eğilimindedir, tek tek insanlar ise neden bu kurallara uymak zorunda olduklarını her zaman merak ederler.