HMThmt

HMThmt
Sessizliğin içinde kaybolmak...
Shakespeare "Ölüler ve uyuyanlar birer tablodan başka bir șey değillerdir," der...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sonuncusunu bilmenin bir yolu yoktur zaten.
Bakın, ben șu televizyonda anlatılan hikâyelere inanmam; hani kolayca karşılaşırlar, hemen severler birbirlerini, ikisi de özgürdür, birbirlerine yardım ederler, birbirlerinden şüphelenmezler, geçmişlerinden gelen pişmanlıkları yoktur. Böyle bir şeyin olabileceğine hiçbir zaman inanmadım, asla, çok daha gençler arasında bile, insanlar arasındaki herhangi bir ilişki her zaman bir sorunlar yumağıdır, karşı koymalar, saldırılar ve küçük düşürmeler olur. Herkes herkesi bir șeylere zorlar, istemedikleri şeylere değil, daha çok isteyip istemediğini bilmedikleri şeylere, çünkü neredeyse hiç kimse ne istemediğini bilmez, hele ne istediğini hiç bilmez...
Halk büyük oranda sevmeye mecbur olduğu için sever, öyle değil mi? Ama kisisel ilişkiler de öyle değil midir? Çiftlerin çoğu aslında çift değildir çünkü eşlerden biri, sadece biri, nasıl olmaları gerektiğine karar verir ve diğerini kendi istediği gibi olması için zorlar, öyle değil mi?
Bazen olanların hiçbirinin olmadığı duygusuna kapılıyorum, çünkü hiçbir șey kesintisiz olmuyor, hiçbir şey sürekli değil, sürüp gitmiyor, hiç durmadan hatırlanamıyor ve var olanların en rutinine en sıradanına kadar her şey görünüşteki tekrarında kendisini reddediyor, "hiç kimse önceden olduğu şey ya da kişi değildir" dedirtene kadar kendisinden vazgeçiyor ve dünya sõylenmeyeni, olmayanı, bilinmeyeni ve kanıtlanamayanı bilen, gören, duyan belleksizlerin itmesiyle belli belirsiz dönmeye devam ediyor.
Tıpkı bazen bizi her şeyi bırakıp belirsiz bir süre boyunca yatakta yaşamaya ve dünyaya sadece yastığımızdan bakmaya mecbur eden bir hastalık gibi benim evliliğim de bir anda mevcut tüm alışkanlıklarımı, inançlarımı ve en önemlisi hayata bakışımı rafa kaldırmıştı.
Sayfa 14